14 Haziran 2014 Cumartesi



                     KAZASIZ KUL OLMAZ
"Kaza  Geliyorum Dedi"
Kazanın büyüğü ihmalin küçüğü ile başlar. Bilindiği üzere soma  faciası bir çok insanımız yaşamını yitirdi. Biz İstanbul gelişim sanat  olarak soma’daki acıyı paylaşmak gerekli inceleme yapılması için ziyaret ettik. Keşkeler olmaması için KAZASIZ KUL OLMAZ oyunu 2009 da   kaleme alındı..
İstanbul Gelişim Sanat tarafından 81 ilde sahnelenen ‘’KAZASIZ KUL OLMAZ’’ adlı oyunu seyircilerin beğenisine sunuldu .. konusu ülkemizde kanayan yara olan İş ve Trafik kazaları akabinde ilkyardımın önemine dikkat çekmektedir.
"KAZASIZ KUL OLMAZ " 81 vilayette sahnelenecek eğitsel oyunun)  Sanat Danışmanlığını Televizyon Sunucusu Vatan Şaşmaz,   alırken Seslendirme (dış ses) Toprak Sergen üstlendi; Proje Danışmanı İbrahim PALAMUT, Öznur SİMAV (Pedagog) Adnan TÜZÜN (avukat) Hasan Ali HHAYIROĞLU (mühendis) Okan OK (doktor) Acil Tıp Teknisyenleri Derneği (ilkyardım eğitimi
iş ve trafik kazalarına karşın duyarlılık gösteren "kazasız kul olmaz " oyununu yazan ve yöneten Zahrettin Çelik oyun hakkında şu değerlendirmelerde bulundu;
‘’Bilindiği üzere istatistikler ve kaza oranlarına baktığımızda iş ve trafik kazaları pek iç açıcı değil. Sürücüler, işverenler ve diğer faktörlerden kaynaklı kazaların olması iş ve ekonomi hayatını bir hayli derinden sarsmaktadır. Hal böyle olurken bizlerde  bu hassas konuları sahne sanatlarına taşıyarak bilinçli birey ve toplum  modeli oluşturma amacındayız. oyunumuzu yurdun her tarafında halka sunacağız’’ dedi.
Sayın Çelik, 'İstanbul Gelişim Sanat' bu oyunun yanı sıra; sokak çocuklarına, köy okullarına, hayvan haklarına yardım etmek ve öğrencilere burs sağlamak gibi konularda da desteklerine devam etmektedir. Oyunumuzun sahnelenmesinde başta belediyelerimiz olmak üzere bizlere her zaman inanan ve yanımızda yer alan Destekçilerimizin bazıları, ANTHİLL RESİDENCE, İBA MEDİKAL, TORİMA KAYA ELEKTRONİK, SİNEMATEK , USTKON, HABER KITA, NİLÜFER TURİZM,  İZMİT SEYEHAT, EFE TUR,ARI MADEN, GÜNDOĞDU KRİSTAL, GELİK, RESTAURANT, , ADA OFSET , ÖZGÜR FOTO TEKNİK, TEK ALÜMİNYUM,  KAŞMİR OTEL,  SİNEMATEK,    İSTANBUL TV, PRAMİT  İŞ GÜVENLİĞİ MALZEMELERİ YELİ DESİGN WEB TASARIM,  AYTEK  DEKOR,  KURSLARI,  AKTÜEL GAZATESİ, VAROL MÜZİK ,  HAVADİS TÜRK HABER, ÖZGÜR BASKI DÜNYASI, RÜZGAR BAYRAK, EMİN ÇANTA ,ARDA ÇANTA , ACİL TIP TEKNİSYENLERİ VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ, ORES TANITIM SİSTEMLERİ, ONS TANITIM, VAROL MÜZİK MARTUR. MARDİN BAĞDADİ RESTAURANT, PANORAMA  PRODÜKSİYON ,BLUE X WOMEN,ÖZLEM DİYARBAKIR ,ÖZ DIYARBAKIR SEYEHAT , GÜNEŞ GAZETESİ  ,HABERLER.COM, SONDAKİKA.COM, ATAMANLA ADIM ADIM,YURDUM YAZILIM, ROTA HABER, UFUKLAR KOLEJİ , BAĞCILAR  BELEDİYESİ , TUZLA BELEDİYESİ BAKIRKÖY BELEDİYESİ, TRIO BOWLİNG - PROFİLO AVM- BAMBİ CAFE METROPORT AVM. PROCASE,PİTEKNİK,VİPGOUP.NET olmak üzere bizlere desteğini esirgemeyen tüm destekçilerimize ve basın kuruluşlarımıza şükranlarımızı sunarız dedi.
Oyundan bir bölüm: Melahat ve Mustafa kazazedelere bilerek yanlış yöntemlerle müdahale ederek yaralı olanların kalıcı sakatlıklara maruz kalmasına sebep olurlar  ve  kazaların görüntülerini kayıt altına alarak haber ajanslarına para karşılığında satmaktadırlar. Bu örnek de toplumdaki duyarsızlık, eğitimsizlik, dayanışmadan uzak örneğini görmekteyiz. oyunun sonunda hata yapan karakterler hatalarını itiraf eder ve çeşitli yardım konularına tabi olurlar.
İSTANBUL GELİŞİM SANAT
Yazan ve Yöneten:  Zahrettin ÇELİK
Sanat Danışmanı:  - Vatan ŞAŞMAZ
Seslendirme: Toprak SERGEN
Proje Danışmanları
Hasan  Ali HAYIROĞLU
İbrahim PALAMUT
Av.Suat YURDSEVER
Dr.Okan OK
Acil  Tıp Teknisyenleri ve teknikerleri Derneği
OYUNCULAR: Serkan TUNCER,Diren ATİK,Cüneyt ÇAVUŞ, Hakan YİĞİT,Büke HURMA,Emre KUDAY Baran KARAOĞLAN
MÜZİK: Majeste Bilinçaltı
Oyunun Kadrosu:  6 oyuncu - 2 teknik  
Kostüm: Serpil Argun
Türü: Trajikomik
Süre: 80 dkk / 2 perdelik

İzleyici kitle: 7’den 70’e
Koordinatörler:, Ali Çelik

www.istanbulgelisimsanat.com







Rabbena Duası ve Anlamı

8 Haziran 2014 Pazar

SOMA da Göz Göre Göre..


YÜZDE 85’İ KAYITDIŞI

Çocuk işçiler Madende çalışan çocuk işçiler

Kayıtdışı Çalıştırılma Oranı 83% 85,50%
Haftada Çalışılan Ortalama Saat 47 saat 32 saat
Aylık ortalama net kazanç 410 TL 226 TL
Kaynak: TUİK, 2012 Hane Halkı İşgücü Anketleri

SOMA FACİASI, her türlü faciada olduğu gibi yüreğimizi dağladı. Bir süre herkes bu konu ile ilgilendi ve ilgilenmeye devam ediyor olsa da gün geçtikçe ilk günkü sıcaklığını koruması mümkün değil. Günlük yaşam şartlarına uyum ve yapılması gerekenler var. Kayıplarımıza Allah tan rahmet; ailelerine, yakınlarına çok büyük sabırlar diliyorum. Bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamak ve gereken önlemlerin alınması en önemli dileğimiz.. Ocaklar söndü ve ailelerin direkleri yıkıldı..

Yukarıdaki istatistikte, benim dikkatimi en fazla kayıtdışı çalıştırılma çekti. Çocukların çalıştırılması yasalarla belirlenmiş olsa da KAYITDIŞI lık en önemli konu. Neden kayıtdışı? Ucuz işçilik, yasak- ki çocuk gelişimine, ruh sağlığına, aile ilişkilerine ve dolayısıyla toplum geleceğine zarar veren bir yaklaşım. Çocukların haklarını koruyabilmek gibi güçlerinin olmamasından yararlanma, baskı ve zorla çalıştırılmaya açık halde olmaları ve ezici güçten korkmaları.. Aileye minik ellerinin katkıda bulunması için bekleyiş, beklenti, onlardan medet ummak..

Oysa çocukluk bir daha geri gelecek mi? Hep en güzel anılar, en kötü anılar hiç unutulmadan yaşam boyu bizimle birlikte yaşamamakta mıdır? Yetişkin olunduğunda bu izler önümüze her zaman çıkıp, ''çocukluğuna dönelim orada sorun vardır'' yaklaşımı içinde olmuyor muyuz? Kişinin çevresine yaklaşımları, çocuğunu olumsuz etkilemiyor mu? Bakıyorsunuz, sorun çocukta değil; anne ya da babasında !!

Soma da olduğu gibi birçok çocukta yetişkinliğe adım atamadan hayatları pahasına ailelerine katkıda bulunuyor. Bedelini hayatları ile ödüyor.

Gelir dağılımında dengesizlik ve kazanç elde eden kişilerin ''hep bana, daha fazlası gerek, yetmez'' tarzındaki yaklaşımları, belli bazı meslek grubundaki kişilerin KAYITDIŞI ve fazla kazançları dikkate alınması gereken hususlar. Kazanç, işle ilgili yaşamsal iyileştirilmelerde kullanılabilmeli, hep kazanç hanesi iş sahibine olmamalı.

Kayıtdışı olma durumu birbirimizi yakın takiple çözebiliriz. Bana ne? Onun çocuğu.. yaklaşımı içinde olmasak, yasakları '' boşuna yasak değil; mutlaka bir sebebi var'' şeklinde gerçekçi olarak algılasak, çocukları iş gücü olarak düşünmesek, tehlikeli durumları sıradanlaştırmasak ( hergün madene iniyoruz, bir şey olduğu yok), ilgili mercilere bildirimde bulunabilsek. Yasalarla, çocukların maden gibi ağır işlerde çalıştırılmaları yasaklanmıştır. 14 yaşından büyük çocuklar ise hafif işlerde çalışabiliyor.

Bazı hususlara sahip çıkabilmek, benimsemekle olur. İçselleştirilme için gündemde tutulması gerekiyor. Bazı önemsemediğimiz, ama hangi emeklerle elde ettiğimizi düşünmediğimiz pek çok şeyi sıradan olarak görüyoruz. Kömürü fiatını ödeyip alıyoruz ama insan gücünün en ağır şartlarda kullanıldığını düşünmüyoruz. Ölmeden mezara girmekle eş değer olduğunu, gün, güneş görmeden madencilerin yaşamlarını yerin metrelerce altında geçirdiğini aklımıza bile getirmiyoruz.

Olanakların artırılması, insan sağlığı ve yaşamına değer verilmesi, gelir dağılımında dengesizliklerin gözden geçirilmesi önemsenmesi gereken hususlar..

Soma da aileler yok oldu, babalar ölmedi sadece.. En önemli destek annelere sağlanmalı ve psikolojik yardım verilmeli ki çocuklarına yansıması pozitif olabilsin, olabildiği kadarıyla..Uğraşı terapileri, yakın sevgi ve ilgi, dayanışma, yalnız olmadıklarının hissettirilmesi gerek. Burada dokunarak ve sarılarak destek vermenin önemini unutmamak gerekir. Çocuklar, baba, ağabey kayıplarının acısını yaşayacaklar ve annelerinin üzüntüsü, psikolojik sorunları yaşamaları ile yüz yüze kalıp, bu olumsuz ortamı uzun zaman yaşayacaklardır. Annelerin psikolojik olarak güçlendirilmeleri, çocuklarına pozitif olarak yansıyacaktır. Bu nedenle annelerin psikolojileri önemsenmelidir. Annelerde acı ortaktır, yan komşusununda eşi, oğlu kaybedilmiş, kendisi de acıyı derinden yaşamaktadır. Aynı acı, ortak dostlukları oluşturmaya ve birbirlerine kenetlenmeye yardımcı olabilir. Ancak, iyi bir organizasyonla yapılacak, psikolojik ve maddi destek ile..

Acınız, acımızdır.. Derin üzüntümüzü paylaşmak isteriz.

Öznur Simav- pedagog
İSTANBUL GELİŞİM SANAT

7 Haziran 2014 Cumartesi


7 Haziran 2014, Cumartesi
Türkiye’de 2002’den bu yana 12 bin işçinin hayatını kaybetmesinden daha acısı, bu kazaların yüzde doksandan fazlasının önlenebilir olduğu gerçeği. Bu, hem devletçe hem milletçe daha kırk fırın ekmek yememiz gerektiği anlamına geliyor. İstanbul Gelişim Tiyatrosu bir yerden başlamış. İş ve trafik kazalarını konu edinen ‘Kazasız Kul Olmaz’, 26 Haziran’da sahne alacak.
Kaza denince aklımıza ilk trafik kazalarının gelmesi çok normal. ‘Bayramda ağır bilanço’ başlıklı haberlerdeki çift haneli rakamlara şaşırmayı bırakacak kadar kanıksadık çünkü ölümleri. Ancak son yıllarda ‘kaza’ kelimesinin çağrıştırdığı başka şeyler de var. Artık trafik kazaları kadar iş kazalarını da konuşur olduk milletçe. İktidar sahipleri ‘şunun şurasında kalkınıyoruz, olur öyle şeyler’ dercesine normalleştirmeye çalışsa da iş kazaları devletin ve toplumun her kesiminin elini taşın altına koyarak çözmek zorunda olduğu ciddi bir mesele. Taşın altına elini koyanlardan biri de oyun yazarı ve yönetmen Zahrettin Çelik. Son beş yıldır üzerinde çalıştığı, iş ve trafik kazalarını konu edinen oyunu ‘Kazasız Kul Olmaz’ın 81 ilde sahnelenme gibi bir hedefi var. İstanbul Gelişim Tiyatrosu’nun çıkardığı oyun beş yılda yazılmış. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi yazarının bu işi sosyal bir çalışma gibi ele alması. İş ve trafik kazalarının sebeplerini ve sonuçlarını bir sosyal bilimci gibi araştıran Çelik, bu beş yıllık süreçte sendikalar, hukukçular, psikologlar ve sosyologlarla görüşmüş. MOBESE kameralarında onlarca görüntü izlemiş. Hastanelerin acil servisleri olmak üzere ilk yardım uzmanlarından görüş almış. İstatistikleri incelemiş, şantiyelerde gözlem yapmış, kaza geçiren insanlarla bizzat görüşmüş. Mesela inşaattan düştükten sonra omurilik felci olan eski bir işçiyle konuşmuş ve iş kazalarının dışında ‘yanlış müdahale’ gibi önemli bir sorunumuz daha olduğunu fark etmiş. İşçinin omurilik felcine yakalanmasının asıl sebebinin yanlış müdahale olduğunu öğrenince oyuna bir de bununla ilgili bir skeç eklemiş. İş ve trafik kazalarının kişilerde yol açtığı psikolojik tahribatın geldiği noktayı çok uç karakterlerle gözler önüne sermiş.
Yeri gelmişken karakterlere bir göz atmakta fayda var. Skeçler halinde sahnelenen oyunda yer alan karakterlerden biri olan Melahat, iş ve trafik kazalarının görüntülerini çekip haber ajanslarına servis eden biri. Mustafa ise 45 yaşında bir gözünü iş kazalarında kaybedip hırsından dolayı tanımadığı insanlara yanlış yöntemlerle ilkyardım yaparak hafif olan yaraların kalıcı hastalıklara dönüşmesine sebep olan başka bir karakter. İşçilerini sömürerek fabrika sahibi olan bir patronun aşırı alkol alarak trafiğe çıkmasıyla yaşadığı feci kaza da oyunda yer alıyor.
81 ili dolaşacaklar
Çelik’in oyunu yazarken yaptığı gözlemler, bakış açısını o kadar değiştirmiş ki oyun bittikten sonra dahi incelemelerine devam etmiş. Soma faciasının ardından bölgeye giden Çelik, kazada yakınlarını kaybeden, kaybetmeyen onlarca insanla konuşmuş. Oyunda iş kazalarında önemli bir yer tutan maden faciaları yok ancak yönetmen konuyla ilgili bir bölüm ekleyerek güncelleme yapmayı düşünüyor. Soma faciasıyla oyuna yönelik bakış açısının değiştiğini Çelik’ten öğreniyoruz: “Çevremde daha önce ‘boş işlerle uğraştığımı’ hissettiren insanlar vardı. Soma’nın ardından beni ve oyunu daha iyi anlamaya başladılar. Açıkça söyleyenler de var. İyi ki yazmışsın diye.”
Zahrettin Çelik, vermek istediği toplumsal mesajları sanat yoluyla oyuna yedirmek için büyük çaba gösterdiklerini söylese de ‘Kazasız Kul Olmaz’ tipik bir eğitsel tiyatro örneği. İş ve trafik kazaları gibi  toplumun kanayan yaralarını daha geniş kitlelere ulaştırmada tiyatronun gücünden faydalanılabileceğini anlatan yönetmen şunları söylüyor: “Burada 20 dakika konuşsam algı düşmeye başlar. Görselliğin ön planda olduğu sanat dallarında ise bu algıyı uzun süre canlı tutmanız mümkün. Dünyanın her yerinde bu tür olayların önemini göstermede dramanın gücünden faydalanılıyor.”

Proje danışmanlığını Servet Engin ve İbrahim Palamut, sanat danışmanlığını Vatan Şaşmaz ve seslendirmesini Toprak Sergen’in yaptığı oyun, 26 Haziran’da İstanbul’da, 19 Temmuz’da Ankara’da sahnelenecek. Sekiz yıllık bir süre zarfı belirleyen ekip, Türkiye’nin tüm şehirlerini dolaşacak.

7 haziranda ZAMAN gazetesindeki çıkan haberimiz lütfen yorumlarınızı rica ediyoruz. http://www.zaman.com.tr/cmts_kazasiz-kul-olmaz_2222673.html
http://www.zaman.com.tr/cmts_kazasiz-kul-olmaz_2222673.html



6 Haziran 2014 Cuma



KAZASIZ KUL OLMAZ  
iş ve trafik kazaları ilkyardım anlatan tiyatro oyunu  
7 den 70 herkesım izleyebılıyor